Çocuğum Okulda Yalnız: Arkadaşlık İlişkilerini Nasıl Destekleyebiliriz?

Bunu ailelerden çok sık duyuyorum.
“Hocam, okulda yalnız.”
“Arkadaşları var ama yanında kimse yok gibi.”
“Tenefüslerde tek başına duruyor.”
Önce şunu söyleyeyim: Yalnız olmak her zaman bir sorun değildir.Ama çocuk yalnızlıktan rahatsızsa, işte orada durup bakmamız gereken bir yer vardır.
Her çocuk kendine özgü bir dünyayla gelir. Bu nedenle çocuklarla yürüttüğümüz çalışmalara, çocuğun zorlandığı ve güçlü olduğu alanları birlikte anlamaya çalışarak başlarız. Çünkü her çocuğun yaşadığı güçlük, kendi gelişimsel dinamikleri içinde farklı bir anlam taşır.
Bazı çocuklar arkadaşlık kurmak ister ama nasıl başlayacağını bilemez. Bazıları oyuna nasıl katılacağını kestiremez, bazıları reddedilmekten çekinir,
bazıları da kalabalık içinde kendini görünmez hisseder.
Bu noktada çocuğa “Git oyna” ya da “Sen de katıl” demek çoğu zaman işe yaramaz.
Çünkü mesele istemek değil, ilişki kurma yollarını henüz öğrenmemiş olmaktır.
Biz çocuklarla çalışırken arkadaşlığı sadece “sosyal olmak” olarak ele almıyoruz.
Duyguları tanımayı, ifade etmeyi, sınır koymayı, sıra beklemeyi, hayır demeyi ve reddedilmeyle baş etmeyi de bu sürecin içine alıyoruz.
Amaç, çocuğun başkalarıyla birlikteyken kendini daha güvende ve daha yeterli hissetmesini desteklemek.
Aileler için bu süreç bazen çok kaygı verici olabiliyor. Çocuğun yalnızlığını görmek, doğal olarak onu koruma ve hızla çözme isteği yaratıyor.
Ancak aceleyle “sosyalleştirmeye çalışmak” bazen çocuğun üzerindeki baskıyı artırabiliyor.
Burada önemli olan, çocuğun kendi temposunda ve kendini güvende hissederek ilişki kurabileceği yolları öğrenmesidir.
Destek almak için “çok yalnız” olmayı ya da “artık iyice zorlanmayı” beklemek gerekmez.
Erken dönemde yapılan küçük dokunuşlar, çocuğun sosyal dünyasında büyük farklar yaratabilir.
Ailelere Minik Öneriler Verecek Olursam;
Çocuğunuzla arkadaşlıklar hakkında konuşurken çözüm vermeye çalışmak yerine, onu gerçekten dinlediğinizi hissettirmekle başlayın.
“Bugün kiminle oynadın?” yerine,
“Bugün okulda senin için en zor an hangisiydi?” gibi sorular bazen çok daha fazla kapı açar.
Arkadaşlıkla ilgili sohbetlerin bir “ders” ya da “çözüm toplantısı”na dönüşmemesine dikkat edin.
Bazen sadece yanında durmak, çocuğun kendini daha az yalnız hissetmesini sağlar.
“Neden sen de katılmadın?” gibi sorgulayıcı sorular yerine,
“O anda sen ne hissettin?” gibi duyguyu merkeze alan sorular, çocuğun kendini ifade etmesini kolaylaştırır.
Çocuklar ilişki kurmayı öğrenir.
Doğru zamanda, doğru şekilde ve kendi ihtiyaçları gözetilerek desteklendiklerinde…